Salı, 25 Ağustos 2026

Polis eşi yüzünü kesmişti! Şiddete uğrayan kadına hapis cezası

Sinan Kaleli 3 dk okuma 0 yorum

Ankara’da oturan 3 çocuk annesi F.Ç., uzun yıllar psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kaldığını belirterek, geçen yıl nisan ayında polis memuru eşi Y.Ç.’ya boşanma davası açtı. Dava devam ederken 9 Ocakta tutuklandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Y.Ç. hakkında ‘kadına karşı nitelikli kasten yaralama’ ve ‘tehdit’ suçlarından 15,5 yıla kadar, F.Ç. hakkında ise ‘eşe karşı kasten yaralama’ suçundan 4,5 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Ankara 64’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında taraflar savunmalarını yaptı. Y.Ç., savunmasında, banyodaki kirli sepetinde eşine ait hatsız bir cep telefonu bulduğunu iddia etti. Aldatıldığından şüphelendiğini belirten Y.Ç., eşinin mesajları görmesini engellemek için telefonu elinden almaya çalıştığını, kendisini bıçakla yaraladığını öne sürdü. Eşinin daha sonra yatak odasındaki beylik tabancasını aldığını iddia eden sanık, silahı geri almaya çalışırken aralarında arbede çıktığını savundu. Dosya ağır ceza mahkemesine taşınınca sanık duruşmada eşinin bir erkekle gerçekleştirdiği cinsel içerikleri mesajları okuduğunu iddia etti. F.Ç. ise 2025 Nisan ayından bu yana boşanmak istediğini belirterek, olay günü eşinin kendisine tokat attığını ve ardından saldırdığını söyledi. Kendini korumak amacıyla mutfaktan bıçak aldığını anlatan F.Ç, eşinin bıçağı elinden aldığını ve kendisini yaraladığını ifade etti.

F.Ç., Y.Ç.’yi eşini yaraladığı gerekçesiyle ‘kasten yaralama’ suçundan 2,5 yıl hapis cezasına çarptırdı. Y.Ç.’ye ise ‘kasten yaralama’ suçundan 7,5 yıl hapis cezası verildi. Mahkeme, olayda haksız tahrik bulunduğu ve sanığın yargılama sürecindeki davranışlarını dikkate alarak iyi hal indirimi uygulayarak bu cezayı 4 yıl 2 aya indirdi. Y.Ç.’nin ‘kadına karşı tehdit’ suçundan ise beraatine karar veren mahkeme tahliyesine hükmetti.

Olayın detayları bir yandan şiddetin ev içinde nasıl günahkâr bir şekilde sürdüğünü, diğer yandan da yargıdaki tazminat ve ceza kararlarının adalet sisteminin bu tür vakalara verdiği cevabı gösteriyor. Y.Ç.’nin kendini savunurken bıçakla kendisini yarattığını iddia etmesi, F.Ç.’nin ise aynı şekilde bıçağı elinden alıp kendisini yarattığını söylemesi, mahkeme için büyük bir çelişki oluşturdu. Mahkeme, iki tarafın da birbirini suçlaması üzerine, adaletin nereden geçmesi gerektiğine dair ciddi bir tartışma başlattı.

Bu tür bir aile içi şiddet olayının kamuoyunda yankı bulması, kadınların karşılaştığı güçlükler ve polis memurları arasında da aile içi şiddetle ilgili sorumlulukların ne kadar karmaşık olduğunu ortaya koyuyor. Söz konusu olayın sonrasında mahkeme kararının ardından, Y.Ç.’nin ‘kadına karşı tehdit’ten beraat edilmesi, mahkemeyi şaşırttı ve bu kararın tartışmalı yönlerini gündeme taşıdı.

Bakın, bu adil mi? Hangi tarafın haklı olduğu, yargı sürecinin nihai yargısına nasıl ulaşacağı merak konusu. Olayın sonrasında mahkeme kararının ardından Y.Ç.’nin ‘kadına karşı tehdit’ten beraat edilmesi, bu adaletsizliği çarpıtan bir sonuç gibi geliyor. Bundan sonra ne olacak, merak edelim.

Kaynak: Orijinal Haber

Etiketler:
Sinan Kaleli
Sinan Kaleli

Bu yazar hakkında henüz bilgi eklenmedi.

Yorum Yap