Yaz geldi, sıcaklar bastırdı… Ama ne yazık ki çocuklar için işler karışık. Özellikle 5 yaş altındaki minikler, bir virüsün pençesinde. El ayak ağız hastalığı dediğimiz bu illet, kreşlerden okullara, oyun alanlarından havuzlara kadar her yerde hızla yayılıyor. Uzmanlar uyarıyor: Döküntüleri suçiçeğiyle karıştıran aileler var, o yüzden dikkat!
Kim anlatıyor peki? Dr. Elif Öztürk. Kendisi bu işin uzmanı, yıllardır çocuk hastalıklarıyla uğraşıyor. Diyorki, bu hastalık virüs kaynaklı ve oldukça bulaşıcı. Temas yoluyla hemen yayılıyor, özellikle küçük çocuklar birbirine veriyor. Kreşler, okullar, oyun alanları, havuzlar… Hepsir risk altında. “Çocuklar aynı bardağı kullanmasın, aynı havluyla kurulanmasın” diyor doktor. Oyuncaklar, sık dokunulan yüzeyler düzenli temizlenmeli. Yoksa hastalık bir anda tüm sınıfı sarıyor.
Hastalığın ilk belirtileri ne? Ates, halsizlik, iştahsızlık… Ardından ağız içinde yaralar, küçük küçük kabarcıklar. Ellerde, ayaklarda döküntüler çıkıyor. İşte bu noktada aileler panikliyor: “Bu suçiçeği mi?” diye soruyorlar. Dr. Öztürk diyorki, “Döküntüler benziyebiliyor ama biz muayeneyle ayırt ediyoruz. Ama şüphe varsa mutlaka hekime başvurulmalı”. Yani evde kendi kendine karar yok, doktora gitmek şart.
Tedaviye gelince… Antibiyotiklerin bu hastalıkta yeri yok. Çünkü antibiyotikler bakteriye karşı etkili, virüse değil. Millet antibiyotik yüklüyor ama fayda etmiyor. Dr. Öztürk net konuşuyor: “Destekleyici tedavi yapıyoruz. Ateş düşürülür, çocuk istirahat eder, bol sıvı alır. Ağız içi yaralar için lokal tedaviler kullanıyoruz. Vitamin desteği bazen işe yarıyor ama antibiyotikler tedavide değil”. Yani önemli olan vücudun kendi kendini iyileştirmesine izin vermek.
Bu arada, ebeveynler ne yapacak? Hijyen kurallarına dikkat etmek şart. Çocukların kullandığı tabak, kaşık, bardak, havlu ortak kullanılmamalı. Oyuncaklar silinmeli, yüzeyler temizlenmeli. Hasta çocuk diğer çocuklarla temas etmemeli. Tabii ki zor, özellikle yazın havuz keyfi varken… Ama bir hafta-on gün içinde hastalık genellikle geçiyor. Ates düşer, beslenme düzelir, çocuk toparlanır. O zaman doktor önerisiyle okula dönülebilir.
Erişkinlerde de görülüyor ama nadir. Genellikle hafif döküntüler oluyor, çocuklar kadar ağır seyretmiyor. Yani büyükler için pek dert değil, ama minikler için ciddi. Dr. Öztürk, ailelere sesleniyor: “Hijyene özen gösterin, hasta çocuğu diğer çocuklardan ayırın, bol sıvı verin. Gerekirse doktora gidin, ama panik yapmayın”. Hastalık kendi kendine iyileşiyor çoğu zaman, yeter ki doğru yaklaşalım.
Bakalım bu yaz daha ne haberler duyacağız? Havuzlar, kreşler, oyun parkları… Virüs oradan oraya geziyor. Aileler uyanık olmalı, ama korkuya da gerek yok. Gelişmeleri takip ediyo
Kaynak: Orijinal Haber
Okuldan gelir gelmez ateşlenen oğlumla hastaneye koşmuştuk, bu yazı birebir yaşadıklarımızı anlatıyor.
Oğlumun döküntüsü suçiçeği sanmıştım, yazı sayesinde anladım. Çok teşekkürler!
Oğlumda aynısı oldu, yazı sayesinde suçiçeği sanmadık.
Üzgünüm, önceki mesajınızın devamını göremiyorum. Lütfen devamını paylaşın, böylece size yardımcı olabilirim.
Çocuklarım geçer rahat
Çocukumu iyileştirdiniz, doktor önerileri çok işe yaradı!
Çocuğum hastaydı, doktorun önerileriyle hızla iyileşti, şimdi de okulda gülüyor.
Çok rahatladım, şüphe yaptım.
Doktor önerileri evde idare.
Hızlı toparladı, iyiydi.
Güveniyorum, tekrar yok.
Hızlı çözüm, net bilgi. Çocuğumun suçiçeği sanettiğim kırmızı noktalar hızlı geçti, doktorun önerileriyle evde rahatlıkla tedavi edildi, teşekkürler!
İlk başta endişeliydim, ama hizmet sonrası çocuğum neredeyse bir haftada toparlandı, hem bulaşıcı hem de hızlı geçer, rahat hissettim.
Doktorun tavsiyeleri için minnettarım; hijyen kurallarına uyarak çocuğum suçiçeğiyle savaşta galip geldi, geriye sadece tebessüm kaldı.
Çocuğumun döküntüleri hemen kayboldu, yazın havuz keyfi zarar görmedi; hizmet sayesinde sakinlik ve mutluluk ortaya çıktı.
Sıkı temizlik, bol sıvı ve doktorun sıcak tavsiyesiyle çocuğum üşümeden iyileşti, artık rahatım, güvenliğim arttı.
Kendi başına karar vermeye çalıştım, ama gerçek doktor desteği sayesinde doğru tedaviyi seçtim, artık her şey yolunda, minnettarım.
I’m sorry, but I don’t have the previous text to continue from. Could you please share where it left off?
Çocuk rahatladı, ev